Değerli okuyucular özellikle CHP Kuşadası kadın kolları seçiminden sonra seçim analizi ve değerlendirmesi üzerine sizlere bilgi aktarımında bulunacağımızı belirtmiştik.
Öncelikle Gazetecilik mesleğine başladığım 2004 yılından bu yana Kuşadası’nda gerek CHP gerekse siyasi partilerin tamamı üzerinden bu kadar çekişmeli ve yarışma halinde geçen bir kadın kolları seçimine rastlanmamıştı.
CHP de her zaman ve her dönem kadın kolları seçimleri ve ilçe kongreleri öncesinde bir hazırlık veya antrenman maçı olarak görülüp sorasında gerçekleşirse ilçe kongresi rövanşı olarak değerlendirilir.
Yarışmaların olduğu tek adaylı gidilmeyen bütün seçimlerde taraflar çokça keskinleşip seçim yarışını daima gerçek platformlarının dışına taşımışlardır.
Her daim gerek belediye başkanları gerekse ilçe yönetimleri ve diğer kademeleri taraflı davranarak seçimlerin gerçek mecrasında liyakat ve demokrasi esaslarına göre değil kendi lehlerine ve daha çok yandaş olanlara göre sonuçlanmalarını sağlamışlardır.
Fakat bu sefer kazın ayağı öyele olmadı.
İlk defa ve belki de son defa bir belediye başkanı belkide risk alarak seçimlere müdahil olmayacağını ve seçimin kadın kollarına üye partililerin özgür iradesi ve talepleri doğrultusunda sonuçlanacağına müsaade edeceğini beyan etti.
Her ne kadar bu düşünce ütopik olduğu belediye başkanının eninde sonunda karışacağı düşüncesi hakim olsa da seçimin sonuçlandığı son gün son saate kadar belediye başkanının sürece dahil olduğuna dair her hangi bir bilgi belge ve açıklama ne tarafımızca duyulmuş nede kamuoyunca konuşulmuştur.
İki tafradan da edindiğimiz bilgilere göre belediye başkanının kesinlikle sürece dahil olmadığıdır.
Bir vatandaş ve gazeteci olarak her ne kadar bir çok uygulaması ve belediye başkanlığını beğenmesem dahi bu konuda öz güvenini ve tutumunu takdir etmekten geri kalmayacağım.
Gelelim seçim sürecine, mevcut kadın kollarını başkanının devam edeceği ( Ayşegül DAĞLI) seçim yapılmayacağı olursa da ilçe kongresi hemen öncesi de yapılacağı bunun da en erken bir yıl sonra konuşulurken ansızın seçim yapılacağı haberleri duyuldu ve tarafımıza da 10 Haziran tarihi gibi seçimin yapılacağı bildirilirken apar topar Bağdagül ŞİMŞEK’in adaylık açıklamasıyla kamuoyununda
Gerek Ömer GÜNEL gerek ilçe başkanının ve yönetiminin destekleyeceği haberleri ile bizler tarafından da her zamanki gibi yanlı ve taraflı seçim olmaksızın adeta atama yapılacağı düşüncesi hakim oldu .
Süreç böyle devam ederken özellikle kent konseyi mevcut başkan Ayşegül DAĞLI ve bazı meclis üyeleri ile birlikte bazı il ve ilçe yöneticilerinin tavır ve destekleri ile sürecin böyle ilerleyeceği vw Badegül ŞİMŞEK in kadın kolları başkanı olacağı tescillenircesine görüşler konuşulmaya başlandı.
Ta ki Bağdagül ŞİMŞEK İ açıklamasından bir hafta sonrasında Nilgün YEŞİLÇİMEN’in isminin konuşulmaya başlanmasına kadar.
Nilgün YEŞİLÇİMEN’nin konuşulduktan sonra tarafların keskinleştiği seçim yarışının iyiden iyiye kızıştığı her iki tarafında belediye başkanı ile yakınlık k kurmak ve icazet almak için yarışa giriği tarafımızca gözlemlendi.
Nilgün YEŞİLÇİMEN’nin açıklamasıyla beraber özellikle CHP içerisindeki hastalıklı yapının hortladığı bazı kesimlerde güçlü ve popülerden yana tavır lamalar başlandığı ötekileştirme ve dışlamanın boy gösterdiği açığa çıkmaya başladığı üyelerce görüldü.
Eşit ve denk olmayan güçlerin mücadelesinde her ne kadar belediye başkanı ilçe başkanı ve yönetimi kadın kolları ve yönetimi tarafsızlık ilkesi üzerinde açıklama yapsa da kamuoyunun bildiği üzerine meclis üyeleri Ayşegül DAĞLI ve Nihal AKARGÜLER kadın kollarının tamamına yakını ilçe yöneticileri Özle Güler Berkan İNCİLİ İl disiplin kurulu yöneticisi Leyla UYGUN bir çok mahalle temsilcisi ve özellikle ilçe başkanı Mehmet GÜRBÜLEK’in ekibi ve neredeyse bütün ailesi Bağdagül ŞİMŞEK’ten yana tavır alarak sürecin çokta tarafsız geçmeyeceği mesajlarını ilettiler.
Diğer taraftan Belediye başkan yardımcısı Seyfi Süvari SEYHAN meclis üyeleri Zeynep HANBAY Gülden AKBULUT ve Nilüfer Tektaş CEVAHİR de altan altan Nilgün YEŞİLÇİMEN’i destekleyerek adeta seçime tutunmasını sağlamış oldular.
Fakat denk ve adil olamayan güçlerin mücadelesi tam da burada devreye girdi.
Bir yandan kadın kolları başkanı bütün yönetimi ile ive İl kadın kolları başkanı başkanınında desteğini alarak mavi listeyi desteklerken ( YANLI VE DESTEKLİ TARAFLARI KONGRE SALONUNDA TARAFIMCA ÇIPLAK GÖZLE GÖZLEMLENMİŞTİR.) Diğer taraftan İlçe yönetimi ve kent konseyi tarafında gerek belediyenin gerek kent konseyinin bütün imkanları mavi listeye seferber ediliyordu.
Bununla da yetinmeyen mavi liste ve destekçileri ilçe yöneticileri Berkay İNCİLİ ve Özel GÜLER üzerinden gerek ARYA personeline baskı kurarak gerekse de ARYA şirketinin tüm imkanları da mavi listeye kullanıldı.
Burada aldığım duyumlar üzerine ilçe başkanı Mehmet GÜRBİLEK tarafımdan bizzat arandı haberlerin ve duyumların doğru olmadığın iddia etse de çıplak gözle kongre salonunda Özel GÜLER EYÜPOĞLU daha önce haberlere konu olan Ford marka beyaz araçla mavi liste lehine üyeleri taşıdığını bizzat gözlerimle gördüm.
Sürecin devamıyla beraber Nilgün YEŞİLÇİMEN’nin parti dışında çalıştırıldığı bir sivil inisiyatif tarafından maddi ve manevi olarak desteklendiği haberlerini de duyduk.
Gelelim kongre gününe ;
Seçim süresince sert ve agresif bir yapı sergileyen Bağdagül ŞİMŞEK’e karşı naif ve sessiz bir çalışma yürüten Nilgün YEŞLÇİMEN’in kongre salonunda yenilerek çıkacağını düşüncesiyle kongre salonuna gittim
Er ne kadar beyaz liste ve destekçileri kongre salonunda çoğunlukta görülsede gerek seçöim komısyonunun il ve ilçe kadın kollarının görevlilerinin gereksede orada bulunan ilçe yöneticilerinin tamamının mavi listeyi destekledeiği aşıkardı.
Listelerin basına sızmasıyla beraber oradaki bir çok görevlinin mavi listeede yer aldığı görülünce tarafımızdan seçimin başlamdan biteceği yorumlandı
Listeler incelendiğinde mavi listenin tamamı ile kadın kolları ilçe yöneticileri meclis üyeleri ve belediye çalışaşanlarınca oluşturulurken beyaz listede meclis üyelerine belediye çalışanlarına parti yöneticilerine yer verilmeyerek seçimi lejyonerler ile sade vatandaş seçimi noktasına taşıdığı sivil insiyatife ve parti üyelerine güvenerek yola çıktığını ilan edercesine beyan etti.
Bizlere de 20 yıllık siyasi ve gazetecilik hayatımızda bir tarihi ders niteliğinde olan bu seçimde çalışanın emek verenin hak edenin halka rağmen siyaset yapılmayacağının her zaman paranın ve gücün değil örgütlü gücün kazanacağının dersini vermiş oldu.
Yanılgım la biten bu seçim sürecinden sonra aldığımız ders ile önümüzdeki seçim günlerinde görüşmek üzere HOŞÇA KALIN.




