Sevgili Ömer,
Olmuyor dedik.
Bak, gerçekten olmuyor.
Yaklaşık 7 yıldır belediye başkanlığı yapıyorsun.
Bu süre boyunca kimi zaman kızarak, kimi zaman gülerek;
bazen dostça, çoğu zaman senin gözünde düşman olarak
seni defalarca uyardım.
Yazdım.
Söyledim.
Halkın talep ve beklentilerini anlattım.
İçinde bulunduğun yanlışları tek tek önüne koydum.
Ama artık çok net anlaşılıyor ki:
Sende olmuyor. Olmayacak da.
İlk 5 yılını;
yandaşlarını, avaneni ve çevreni zengin etmekle,
rant yaratmakla,
belediyeyi eş-dost düzenine çevirmekle geçirdin.
Son seçimde aldığın oy ortada.
Sonuçlar apaçık.
Kuşadası halkı senden de, avanenden de, kadrodan da, yaptıklarından da memnun değil.
Ama sen bunların tamamını yok sayıp
yüzünü Büyükşehir’e diktin.
Son iki yıldır bitmek bilmeyen
Büyükşehir Belediye Başkanlığı hırsı
seni öyle bir noktaya getirdi ki;
Kuşadası senin için artık yok hükmünde.
NOT DÜŞELİM:
Seçim öncesi özellikle Kent Meydanı ve Toprak Saha’daki vurgun, talan ve rant projeleri ortaya saçılmış olsaydı;
Kuşadası halkı bunları bu kadar aleni görseydi,
bu seçimi kaybedeceğin tartışmasızdı.
Gelelim bugüne…
“Hizmet Çağı” safsatasıyla billboardları süslemen
hiçbir işe yaramıyor.
Kuşadası halkı senden de ekibinden de umudunu kesmiş durumda.
Kimse senden uzay keşfi beklemiyor.
Halkın istediği çok basit:
Suyunu sağla.
Yolunu yap.
Parkını düzenle.
Gerisi teferruat.
Ama sen ne yaptın?
Yol yapmak yerine yol bulmayı seçtin.
En basit örnek ortada:
Kuşadası bir haftadır yağmur ve sel altında.
Her yağmurda aynı rezalet,
aynı perişanlık,
aynı keşmekeş!
Sosyal medyada üç-beş video çekmekle,
suçlu aramakla
bu işler olmuyor iki gözüm.
Belki vicdana gelirsin diye
bir kez daha yazıyorum, iyi oku:
Her yağmurda;
Kuşadası Hastane Kavşağı’ndan Davutlar Kavşağı’na kadar,
Davutlar’dan Güzelçamlı’ya kadar
yolun alt tarafı, deniz cephesi
sel ve su altında.
Senin yapman gereken ŞOV değil, ÇÖZÜM üretmek.
Daha önce söyledik, tekrar edelim:
Çevre yoluna iki tabela dikip,
3–5 ağaç dikerek
yandaşlarına o günün parasıyla 1 milyon Euro’luk kıyak yaptın.
Bugün yine 1 milyon Euro’luk kıyak yaparak
bu sel ve altyapı sorununu çözebilirsin.
Kusura bakma, bu yazdıklarım
yandaşını ve avaneni uyandırabilir,
seni sıkıştırabilir.
Ama olsun…
Belediye zaten yağmalanıyor,
belki bu kez bir işe yarar diye yazıyorum.
TİCARET ODASI BAŞKANINA DA BİR ÇİFT LAFIM VAR
Sayın Serdar Akdoğan,
uzun yıllardır Kuşadası Ticaret Odası Başkanı’sın.
Devlet erkânıyla, kamu kurumlarıyla yakın ilişkilerin var.
Makam odandan her yağmurda
gözünün önünde sel yaşanıyor.
Araçlar sular altında,
insanlar can güvenliği tehlikesi yaşıyor.
Soruyorum:
Hiç mi görmüyorsun?
Hiç mi kendini insan olarak sorumlu hissetmiyorsun?
Hiç mi bulunduğun makamın hatırına bir iyilik yapmayı düşünmüyorsun?
Umarım ilk yağmurda sen de
aracınla o yolda kalırsın;
can güvenliğin tehlikeye girmeden
her vatandaş gibi aynı çaresizliği yaşarsın.
SİYASİ PARTİLERE DE SESLENİYORUM
Başta AK Parti İlçe Başkanı olmak üzere
tüm siyasi parti temsilcilerine sesleniyorum:
Bu kent bu kadar sahipsiz,
bu kadar pervasız,
bu kadar umursamazca yönetilirken
sizin hiç mi sorumluluğunuz yok?
Hiç mi vicdani muhasebe yapmıyorsunuz?