FIKRA GİBİ AMA GERÇEK
Meclis kürsüsünde söz alan CHP’li Gökhan Günaydın, iktidarın torpille ve kadrolaşmayla gölgelenen işe alım süreçlerine adeta isyan etti.
Günaydın, hükümet sıralarına dönerek, “Bu kadarına da artık toplumun sabrı kalmadı. Hiç mi utanmıyorsunuz?” diye sordu. Salonda anlık bir sessizlik oluştu; çünkü soru ağırdı, muhatabı belliydi.
Asıl sorgulanması gereken:
Günaydın bu sözü iktidarın kayırmacı işe alım süreçlerine karşı söyledi.
Peki aynı soru, kendi partisindeki tartışmalı uygulamalara yöneltildiğinde durum ne olur?
Soru (ve ima) çok net:
“Gökhan Günaydın’ın o tok sesi, aynı soruyu parti içindeki tartışmalara,
özellikle de Kuşadası’ndaki işe alım, kadrolaşma ve rant iddiaları karşısında
Bülent Tezcan’a ve Ömer Günel’e de sorabilecek kadar cesur olur mu?”
Bu, siyasetin doğası gereği herkesin aklından geçen ama yüksek sesle dile getirilmeyen bir sorgulamadır.
Siyasi gerçeklik şöyle işliyor:
- Muhalefetteki siyasetçiler iktidara karşı sert konuşmakta zorlanmaz.
- Fakat kendi parti içindeki güç dengelerine aynı sertlikle çıkmak çok daha zordur.
- Tezcan’ın yıllardır Kuşadası siyasetine etkisi,
- Ömer Günel’in parti içi ilişkileri,
- İl–ilçe örgütü dengeleri,
bu soruyu daha da kritik hale getiriyor.
Bu nedenle kamuoyunun sorduğu soru meşrudur: